Tüp Bebek Gebeliği


Tüp bebek gebeliğinin doğal gebelikten hiç bir farkı yoktur. Büyük özlemle ve zor elde edilmiş olması farklı kılar. Tüp bebek gebeliğinin gebelik kaybını da içerebilen olumsuzlukları aşağıda sıralanmıştır.

1. HCG değerlerinde düşüklük: Kanda bakılan gebelik testi hCG’dir. Transferden 9 gün sonra kanda bakılan bir testtir. İlk bakıldığında 100 IU civarında olan değer gün aşırı en az 2 kat yükselmesi gereklidir. HCG değeri  50 altında başlayan veya 2 katına yükselmeyen hastalarda kayıp riski yüksektir. Bu duruma kimyasal gebelik denmektedir. %5 yaygınlıkla gözlenen bu durum çoğu zaman müdahale edilmeden adet benzeri kanama ile kaybolmaktadır.

2. Boş kese gelişimi: Gebelik testinde yüksek hCG değeri ve 2 günde bir 2 katına yükselme olsa da bu durumla karşılaşılabilir. İlk kan testinden yaklaşık 10 gün sonra vajinal ultrasonla muayenede, gebelik kesesi, kese gözüktükten 10 gün sonra ise içinde yaklaşık 6-7 mm boyundaki embriyo ve kalp hareketlerini gözlemlememiz gereklidir. Gebeliklerin yaklaşık % 5 kaybından sorumludur. Embriyodaki genetik veya yapısal kusurların buna sebep olduğuna inanılmaktadır.

 

3. Kalp atımlarında kayıp: Önceki kontrollerde kalp atımları izlenirken sonrasında kalp atımlarının kaybı anlamına gelir. Embriyodaki genetik veya yapısal kusurların yanında rahim içerisinde beslenmeyi azaltan perde gibi yapısal sorunların veya pıhtılaşma bozukluklarının bu duruma yol açabileceğine inanılmaktadır.

 

4. Gebelikte kanama: Çoğu zaman zararsız olan bu durum düşük tehdidi olarak algılandığı için korku yaratmaktadır. Plasenta yerleşim yerindeki ufak damarların çatlamasından kaynaklanan bu durumda, yatak istirahati ile beraber progesteron içerikli ilaçlar sıklıkla kullanılmaktadır. Kanamanın gebelik kaybına yol açmasına az rastlanır.

 

5. Gebenin Sağlık taramaları: Kansızlık, şeker hastalığı, hipertansiyon, tiroit hastalıkları gibi gebelik sürecini etkileyen olumsuzluklar ortalama ayda bir yapılan kontrollerde araştırılır. Ailesel bir risk yok ise şeker hastalığı taraması 26'ncı haftada 50 gr şeker yükleme testi yapılmaktadır.

 

6. Bebekte anormalliklerin araştırılması: 12-13'üncü haftalarda yapılan ikili ve 16-17'nci haftalarda yapılan dörtlü testlerle özellikle Down sendromu taraması yapılır. Bu testlerde risk artışı çıktığı taktirde “anne kanında fetal DNA testi” önerilerek teşhis kesinleştirilmektedir. Amniyosentez işleminde gebelik kayıp riski olabileceği için öncelikle fetal DNA testinde problem çıkmadıkça önermemekteyiz. Ayrıca ultrasonda bebeğin organları en net 20. Haftada gözlenebileceği için bu bu konuda uzmanlaşmış perinatolog veya radyolog tarafından “ayrıntılı anomali taraması” yapılmalıdır. 

 

7. Erken doğumun önlenmesi: Özellikle 20'nci haftada vajinal ultrasonla rahim boynunun (serviks) ölçümü yapılarak yetersizlik olmadığı kanıtlanmalıdır. İkiz gebelikler erken doğum riski 4 kat arttığı için bu kontrolü aylık olarak önermekteyiz. Normalde 4 cm olması gereken bu uzunluk 2 cm seviyelerine düştüğü zaman o bölgeye gebelik sırasında güçlendirici amaçlı serklaj dikişi önerilmektedir. Ayrıca önceden erken doğum yapmış olan hastalarda risk kaybolana kadar progesteron tedavisi de etkili olmaktadır.

8. Doğum tipinin seçilmesi: Normal doğuma engel bir durum değildir. Zor ve zahmetli elde edilmiş olmasından dolayı sezaryen daha çok tercih edilmektedir.